Bir Nolan harikası: INTERSTELLER

19:57 Asena Günkaya 3 Comments


Günün ikinci postuyla yeniden merhaba herkese! Filmi izleyeli çok oldu ama yorumunu bir türlü giremedim. Bekleyenlerden özür diliyorum öncelikle. Aradan zaman geçtiği için bazı şeyler unuttum, çok ayrıntılı bir yorum olmayacak o yüzden. Uzatmadan, hemen yoruma geçiyorum.

Interstealler; dönemin dahi çocuğu Christopher Nolan'ın son harikası! Nolan hayranlığımı bilen biler. Her işine taptım, hepsi birbirinden harika. Adamın kesinlikle herkesten farklı bir kafa yapısı ve düşünce sistemi var. Onun filmlerinde hep sorguladım, hep bir anlamama problemi yaşadım, hep şok oldum, hep işte film böyle olur dedim, hep beğeniyle çıktım salondan. Belki de en tutarlı yönetmen, her işi çok güzel ve hepsi belli seviyede. Çok fazla yerilen bir filmini hatırlamıyorum. Neyse; filme dönersek, Nolan'ın bu filmin üzerinde 10 yıldır çalıştığı söyleniyor. Ancak tam olarak yapılabilir olduğundan emin olamıyormuş, nasıl beyazperdeye aktarılır vs.. Bu yüzden ertelenmiş. Ama yardımcıların ve yapımcıların da desteği ile, çekmeye karar vermiş ve iyi ki de vermiş!

Filmin büyük kısmı uzay boşluğunda geçiyor. Bu tarz filmler çok çok az, pek seçenek yok. Son dönemde Gravity ile tekrar yükselişe geçtiğini söyleyebiliriz. Interstealler; bazı bilimsel bakan kişilerin eleştirilerini alsa da, türünün en güzel ve farklı örneklerinden bence. Bir kere her şeyden önce; her Nolan filminde olduğu gibi, en bilimsel konunun içine bile bir duygu katmayı başarıyor. Karakterlerin iç dünyasını yansıtıyor, karakter analizi yaptırtıyor. Kesinlikle tek boyutlu bir film değil. Bu adamın filmlerinde hep; duygusallık, aksiyon, heyecan, merak bir arada. Filmde Cooper adlı bir astronot var. Artık işini yapmıyor, çocuklarına bakıyor. Karısı ölmüş ve günümüzden çok farklı bir halde olan bir dünyadayız. Kuraklık aşırı boyutlarda, sosyal yaşam neredeyse yok, herkes sonun ne zaman geleceğini düşünerek yaşıyor. İşte böyle bir ortamda, Cooper'ın bilgisine ve tecrübesine güvenen birileri, onu dünyayı kurtarmaya ikna ediyor. En azından denemeye. Bu "birilerini" açamıyorum. Çünkü, spoiler olur bence. Hala izlemeyenler olabilir. Ve film asıl Cooper yolculuğu kabul ettiğinde başlıyor. Sonu belirsiz, belki de hiç dönemeyeceği bir yolculuk..

Karakterler çok iyi aktarılmış. Hepsinin içinde başka fırtınalar kopuyor, herkesin yolculuk için başka bir sebebi var. Cooper'ın kızı Murph, filmdeki kilit isim. Çok çok önemli bir misyonu var. Başta babasının gitmesini hiç istemiyor ve ona bu yüzden tavır alıyor ama sonra işler bambaşka bir boyuta geliyor. Kendini bu işlerin tam göbeğinde buluyor diyebilirim. Filmdeki görsellik de göz doldurucuydu. Hem o "yıkılmış dünya" görüntüsü hem de uzay sahneleri çok gerçekçi yansıtılmış bence. Aile kavramı filmdeki en önemli kavram. Kızının geleceğini kurtarmak içinden kızından vazgeçen bir baba, diğer tarafta oldukça karmaşık bir baba-kız ilişkisi.. Filmi izlerken, ailenin değerini de anlıyorsunuz. Cooper-Murph sahneleri, göz yaşartıcı. Yer yer gözlerimi dolduran fazlaca sahne oldu. İlk yarı kısmen durgundu, nasıl bir film emin olamıyordum. Ama ikinci yarı, resmen gözümü kırpmadan izledim. Tioik Nolan tekniği ile, arka arkaya tüm düğümler çözüldü ve ardı ardına bombalar patladı! "Ne oldu şimdi?" , "1 sn bu neydi?" , "Oha, yok artık, vay be!" diye diye izledim ikinci yarıyı. Buram buram zeka kokan bir senaryo vardı! 

Açıkçası, filmin bilimselliği hakkında bir yorum yapamayacağım. Yani, uzayda olan bu olaylar ne kadar gerçekçi bilemem. Bunu profosyoneller daha iyi bilir. Ama gerçekçiliğe bu kadar takmadığınızda, hayal gücünün sınırlarını zorlayan ve sizi kesinlikle tatmin edecek bir film var karşınızda. Zaten filmleri aşırı irdelemek bana göre de değil. Filmi, Christopher ve Jonathan Nolan kardeşler birlikte yazmış. JN biraz geri planda kalsa da, sinema dünyası için çok önemli bir isim o da. Muhteşem görüntülerin arkasında "Hoyte Van Hoytema" var. Fighter, Her gibi tanınan filmlerin de görüntü yönetmeni kendisi. Ve filmi daha da etkileyici kılan harika müzikler de, tabi ki Hans Zimmer'a ait. Bu adamın yaptığı müziklerin hiç kötü olma şansı var mı? Filmdeki sahnelerle birleşince, etkileyici kat be kat arttırıyor. 

Oyunculuklara gelirsem; Matthew McConaughey, önlenemez çıkışını bu filmle de sürdürmüş. Hatta zirve yapmış. Çok başarılı bir iş çıkarmış bence. O kararsızlıkları, kızından ayrılırkenki hallerini, uzaydaki tutumunu çok iyi hissettirmiş. Michael Caine, her zamanki gibi. Onsuz bir Nolan filmi düşünemiyorum. :) Büyük hayranıyım, filmde de çok kilit bir rolde. Güzel bir ters köşe yaptırıyor izleyiciye. Filmin diğer baş rolleri; Anne Hataway ve Jessica Chastain. İkisini de çok severim, ikisi de rolünün hakkını vermiş bence. Ama bana göre Jessica Chastain, filmin yıldızı olmuş. Babası gittikten sonra olanlarda o sahneleri çok çok iyi yansıtmış. Babasına gönderdiği mesajlar özellikle çok iyiydi! Filmin diğer yıldızı ise, Murph'ün küçüklüğünü oynayan Mackenzie Foy. Çok tatlı aynı zamanda da çok yetenekli bir kız. Çok gerçekçi bir iş çıkarmış, ileride adını sıkça duyabiliriz. Casey Affleck, diğer bir isim. Rolü kısa ama bütünlük sağlamış kadro ile. Bu arada, filmin sürpriz ismi de Matt Damon. Fragmanlarda hiç yoktu, filmin bilinmeyen yıldızıydı. Önemli bir rolü var, fazla uzun değil ama önemli. O da başarıyla canlandırmış rolünü.

Benim filmle ilgili görüşlerim böyle. Kesinlikle ama kesinlikle tavsiye ediyorum. İzlediğiniz en tatmin edici ve farklı işlerden biri olacağına eminim. Pişman olmayacaksınız. Nedense ödül anlamında Nolan'ın yüzü bir türlü gülmüyor. Hak ettiği değer hiç verilmiyor. Yine adaylık anlamında eli çoğu yerden boş döndü. Akademi'nin de gözardı edeceğini üzülerek düşünüyorum. Keşke böyle olmasa ve Nolan artık şeytanın bacağını kırsa. Adları anılan birçok filmden iyi bence. Ama görüntü yönetmenliği, müzik vs.. dallarında belki birkaç adaylık kapabilir. İzleyenlerin yorumlarını bekliyorum. Beğenmediğiniz yerler var mıydı? Nolan umarım daha sık film yapar. Gerçi hepsi bu kalitede iken, beklemeye de razıyım ama fazla beklettiği bir gerçek. Filmin ımdb sayfasına gitmek isteyenler, tıklasın.  Sonraki yazıda görüşmek üzere! :)

Puanım:  photo HeartIcecream_zps6a3d20e7.png photo HeartIcecream_zps6a3d20e7.png photo HeartIcecream_zps6a3d20e7.png photo HeartIcecream_zps6a3d20e7.png photo HeartIcecream_zps6a3d20e7.png 

3 yorum:

  1. Filmi ilk gösterime girdiği hafta sonu izledim ve beklentilerimin çok çok üstündeydi.. Bir kez daha sinema da izlemediğime de çok pişmanım... :( Ayrıca bu şahane yorumunuza da baştan sona kesinlikle katılıyorum. Çok güzel yazmışsınız.. Müzik, görüntüler, oyunculuklar hepsi muhteşemdi.. :) Bir de hala filmle ilgili kafamda soru işaretleri var ama zaten Nolan 'da seyircisini sorularla baş başa bırakmaktan zevk alıyor. :( Christopher 'a sesleniyorum; bir kere de düz basit bir film yap be adam. Her film sonrasında "şimdi 1 dk o da neydi öyle, az önce ne oldu?" diye kendime sormadan sinemadan çıkayım be adam! Beynimi yoruyorsun ama seni seviyorum. Her filmine -pardon benim için hepsi şaheser -gözüm kapalı bilet alır gider izlerim. O derece hayranım yani!!! :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle katılıyorum. Ben de öyleyim valla, ne yapsa ismi varsa izlerim. Gerçekten bambaşka bir şey çıkarıyor ortaya. Ben de bazı ayrıntıları unutsam da, genel olarak çoğu şey aklımda. Keşke daha sık film çekse diyorum.. Çok teşekkür ederim yorum için, siz şanslı kesimden olup hemen izleyebilmişsiniz. :)

      Sil
    2. (^_^) Kaçırılmayacak bir filmdi zaten, izlemek için aylardır bekliyordum. Şimdiyse tüm arkadaşlarıma filmi izlemeleri için baskı yapıyorum. :)

      Sil