Bir The O.C uyarlaması: MEDCEZİR / Gerçekten hayatımıza bir bomba düştü mü?

17:20 Asena Günkaya 0 Comments


Yeni yayın dönemiyle birlikte her sezon olduğu gibi birçok yeni dizi hayatımıza girdi ve girecek.. Yalnız bu sene daha farklı diye düşünüyorum. Daha farklı ve özenli işler yapılıyor sanki. Hem program olarak hem dizi olarak yoğun bir sezon bizleri bekliyor. Ben de en azından izlediğim dizileri sizler için yazacağım. İlk olarak hem oyuncu seçimleriyle büyük yankı uyandıran hem de bangır bangır tanıtımı yapılan Medcezir'den başlayalım. Dizi sloganının hakkını verdi ve reyting dünyasına bomba gibi düştü gerçekten! Resimlerden ilki dizinin orjinali olan: The O.C. İkinci resim ise yerli uyarlaması: Medcezir. Adı da pek hoş olmuş cidden. İlgi çekici.

Ben ilk duyduğumda her uyarlamada olduğum gibi önyargılıydım. Çünkü The O.C'yi özellikle ilk sezonlarında büyük bir heyecan ve ilgiyle izlemiştim. Acaba o havayı yansıtabilirler mi yoksa çok kopya mı olur diyordum. The O.C, gerçekten gençlik dizilerinde ayrı yeri olan işlerdendir ve yayınlandığı dönemde oldukça popüler olmuştu. Oyuncu seçimleri olsun, aile yaşantısı olsun, gençlik heyecanı olsun ve olmazsa olmaz müzikler olsun çok iyi bir işti. Tabi izleyenlerin birçoğu gelmiş geçmiş en tatlı çiftlerden biri Seth&Summer için izliyordu diziyi. Rachel Bilson ve Adam Brody bu rollerle resmen bütünleştiler ve büyük sükse yaptılar. Diziden sonra daha sönük işlerde yer alsalar da kalbimdeki yerleri ayrıdır ikisinin de! Ama O.C'yi O.C yapan en büyük etken başrollerden çok anlatılan aile yaşantısıydı. Cohen'lar gerçekten muhteşem bir çift ve muhtşem bir aileydi, hangimiz o mutfak sohbetlerini kıskanmadık ki? Julie Cooper ise dizinin bir diğer renkli karakteriydi. Kısacası dizi oyuncu seçimleri başta olmak üzere sıcaklık ve tarzıyla da çok önemli bir yer edindi dizi dünyasında. Ne yazık ki son sezonları izleyenlerin bileceği malum sebepten (spoiler olmasın) daha geride kalsa  ve ben de açıkçası izlemeyi bıraksam da yeri ayrı olan dizilerden biri. Keşke daha güzel bitseydi tabi..

Orjinalini bırakıp yerli O.C'mize gelirsek; Medcezir ilk bölümüyle bütün şüphelerimi çürüttü. Gerçekten çok beğendim, çok kaliteli ve özenilen bir iş olduğu belli. Mekanlar olsun, müzik olsun (ki yabancı müzik seçimleri de çok yerinde olmuş), oyuncular ve çekim kalitesi olsun emeğin fazlasıyla belli olduğu bir dizi. Her şeyden önce oyuncu seçimlerine bayıldım! Çağatay Ulusoy'u Emir iken de beğenerek izlerdim ama bu rol ile sınıf atlayacak gibi duruyor. Emir'den iz bulmadım, rolüne bürünmüş. Yeni tarzına alışamasam da fena olmamış.. Serenay Sarıkaya ise açıkçası ne ısındığım ne soğuk baktığım, böyle kararımı bir türlü veremediğim bir oyuncu. Ama seçim olarak 10 numara olmuş, Marissa'nın Türk karşılığı tip olarak. Oyunculuğunu da beğenirim, ilk bölümde biraz durgun geldi ama o da açılacaktır diye düşünüyorum. Mine Tugay çok asil ve çok güzel bulduğum biri. Role de çok uymuş. Barış Falay desen oyunculuk zaten 10 numara ama Mine Tugay'la uyumları da çok iyi. Sandy&Ryan sıcaklığını Selim&Yaman'da da göreceğiz gibi. Orjinalindeki favori karakterim Summer'ı oynayan Hazar Ergüçlü ise Kuzey Güney'de görüp yetenekli bulduğum biri ve bu rolü de çok güzel canlandırmış. Çok beğendim, Summer'ın o kıpır kıpır, biraz ukala, eğlenceli tavrını güzel yansıtmış. Yalnız birazcık daha kısabilir oyunculuğu, hafif abartı kaçan sahneleri de yok değil. Ve birçok kişinin tereddüt içine düştüğü Taner Ölmez'e gelirsek, ben çok yetenekli buldum. Zaten kim oynarsa oynasın Seth gibi orjinal ve eşsiz bir karakteri Adam gibi oynayamazdı bence. Taner ise gayet iyi bir iş çıkarmış, o esprili ve içe kapanık hallerini iyi yansıtmış. Sadece görüntü olarak saçları o kadar yüzüne geliyor ki insanın ekrana dalıp kesesi geliyor! Bir de biraz küçük duruyor diğerlerine göre ama zamanla gözler alışır herhalde. Julie'yi canlandıran Şebnem Dönmez zaten bu rollerin oyuncusu. Kısacası oyuncu seçimleri süper.

Ayrıca Serez'lerin evine ba-yıl-dım! Umarım ileride öyle bir evim olur yani. :) Dizi gayet akıcı, hiç sıkılmadım. Ama senaryo nasıl ilerleyecek merak ediyorum. Haliyle bazı şeyleri ülkemize uyarlamak durumundalar. Umarım bozmazlar. Mesela Mira'nın orjinali aşırı depresif bir karakter iken Mira öyle gözükmüyor. Umarım böyle gider çünkü hiç çekilmiyor bazen orjinal karakteri. Daha fazla mekan girebilir diziye, sadece ev ve parti ortamlarına takılmamak lazım. Sandy'nin sörf tutkusu burada Selim'in tenis tutkusuna dönüşmüş gibi. Bunun dışında dizi eminim oyuncuların giydiği kıyafetlerle de çok konuşulacak ve modayı belirleyecek. Bu konuda yeni bir Aşk-ı Memnu geliyor diyebiliriz. Herkes çok özenmiş bunun için. Özellikle Mira'nın çantaları ve Mira/Eylül ikilisinin kıyafetlerinden gözlerimi alamadım. Ve tabi en büyük isteğim, Eylül&Mert ilişkisi çabucak başlamasın ve orjinalindeki gibi özenli işlensin. O tatlı, mükemmel çifti görelim. İlk bölüm Eylül Mert'i biraz küçük görer tarzdaydı aslında bu pek hoşuma gitmedi ama o kadar kusur olsun diyelim.. Keza Yaman&Mira da 2.bölümden sevgili moduna girmesinler lütfen, bu ne hız der insan?!

Sonuç olarak ben diziyi çok beğendim. Çok kaliteli ve özenli bir iş olmuş. Oyuncudan, dekora, kostümlere her şey yerinde. Zaten reytinglerle de karşılığını almış. Aslında aynı gün aynı saatte Kayıp gibi yine çok kaliteli başka bir iş de var ama şimdilik Medcezir zirveye konmuş gibi. Ben de Kayıp'ı internetten takip etmeyi planlıyorum. Aranızda diziyi izleyen olduysa, yorumlarınızı görmek isterim. Keyifle okursunuz umarım! Bir sonraki yazıda görüşmek üzere! :)

0 yorum: