Merhaba!

08:54 Asena Günkaya 0 Comments

Herkese merhaba!

Blogdaki ilk yazımı yazıyor olmaktan dolayı çok mutluyum şu an. :) Uzuuuuuuun zamandır istediğim bir şeyi, sonunda hayata geçirebildim. "Neden bu kadar geç kaldın?" derseniz; en çok üşengeçlikten, biraz başa çıkabilir miyim korkusundan, birazcık da okunmazsa boşa gider mi düşüncesinden.Yine de sonunda cesaretimi toplayıp, bu blogu açtığım için mutlu ve gururluyum! Saat şu an 02:35 ve benim uykusuzluktan gözümden yaş akıyor. Saatlerdir tasarımdır, yerleşimdir uğraşıyorum. Ne zor işmiş aslında bu blog işi! Hatta en zor kısım diye düşünülen yazma kısmının kesinlikle işin en kolay kısmı olduğuna karar verdim. Teknoloji konusunda fena olmasam da bu blogmuş, siteymiş, düzenlemeymiş işleriyle hiç alakam yok ve bilgim de yok. Dolayısıyla, bu blogu hazırlamam daha da zor oldu benim için. Yapımda destek olan tüm arkadaşlarıma buradan bir teşekkürü borç bilirim :) 


Pekii "Neden Popcorn?" diyenler için; aslında net bir sebebi yok. Çook düşündüm, çok fikir aldım ne olsun diye. Coffee addict bir insan olduğumdan, başta içinde kahve barındıran bir şey olsun dedim. Lakin pek sevgili blogger, ne yazsam kabul etmedi, onaylamadı. Daha sonra tam ümitlerin tükendiği yerde (hep böyle olur nedense) bir gece aklıma popcorn ismi geldi. E sinemasever kimliğime de gayet uygun ve değişik de bir ad olduğunu düşündüm. Danıştığım birkaç kişi de onay verince ve sonunda, blogger'dan da izin çıkınca bu adı aldım. Popcorn sevmeyen insan yoktur diye düşünüyorum ki benim de en çok sevdiğim şeylerin başındadır.

"Neden orta boy?" Çünkü, hep orta boy alırım. Küçük boy az gelir, büyük boy fazla gelir. Zaten her şeyin de ortası en güzeli değil midir? :) Ne az ne çok.

Neyse. Bu blog açma kısmını bir kenara bırakıp kendimden bahsedecek olursam; 1993 İzmir doğumlu, hukuk okuyan bir kızım. Şu sıralar hayattaki tek emelim üniversiteyi dört yılda kazasız bitirebilmek gibi duruyor ama tabi ki böyle değil. Ama en kısa süreli hedefim bu diyebilirim. :) Ağustos doğumlu bir Aslan burcuyum, Madonna ile aynı gün doğduğum için ayrıca gururluyum! :) Beni bu blogu açmaya iten başlıca şey, artık düşünmekten patlayacak olan beynimi yazarak biraz olsun rahatlatabilme isteğidir. Bazı insanlar konuşarak, bazıları da yazarak kendilerini daha iyi ifade eder denir. İşte ben bu ikinci gruptanım.

Ayrıca insan kafasındaki onca düşünceyi, Twitter'ın 140 karakterine de sığdıramıyor haliyle. :)

Şimdiiiiii. Fasulyenin faydalarına gelirsek. Ben bu blogu açtım, iyi mi yaptım kötü mü yaptım artık ileride göreceğiz ama "Ne yazacaksın?, Burada ne okuyabiliriz?" derseniz hemen cevaplıyorum. Blogdaki en ağırlıklı konu sinema olacak ki bunu blogun adından da anlamak mümkün. :) Sinemaya gitmeye, film izlemeye, filmlere, Hollywood'un o ışıltılı dünyasına, Oscar'lara bayılırım. Dolayısıyla baş konum budur! Ama onun dışında da moda, spor(özellikle voleybol), dinlediklerim, okuduklarım, başımdan geçenler, düşüncelerim ve bunun gibi hayatın içinde olan her şeye blogumda yer vermeye çalışacağım. Yani genel bir blog diyebiliriz. Başta sinema ağırlıklı mı olsa diye düşünmüştüm ama kendimi sınırlandırmak istemedim. Ara ara bloguma konuk yazarlar alarak çeşitliliği arttırmayı planlıyorum. Zaman zaman ciddileşebilirsem de genel olarak samimi bir dil kullanmak amacım. Biz bizeyiz şunun şurasında. :)


İlk yazımda bahsedilmesi gereken her şeyden bahsettim sanırım. :) Çok uzun bir yazı oldu, evet ama ilk yazı olunca haliyle birkaç şeyi söylemek gerek. "Kimin neyisin arkadaşım?, amacın ne?, burada ne arıyorsun?" diyenler için umarım yeterli cevapları verebilmişimdir. Elimden geldiğince sık paylaşım yapmak ve burayı aksatmamak hedefim. Tabi okulum, sağlığım müsade ettiği sürece. :) Lafı yeterince uzattığım için daha da uzatmayayım! Çünkü, uzun yazıları okumak her zaman daha zor olur.. Umarım okuyan herkes yazılardan keyif alır, kendinden bir şeyler bulur. Paylaştığım şeylerle sizler de yeni şeyler keşfetmiş olursanız ne mutlu bana! Ve lütfen, blogun en alt kısmında bulunan iletişim kısmından düşüncelerinizi ve isteklerinizi paylaşın. Okuyan, bu blogda zaman geçiren herkese şimdiden en içten şekilde teşekkür ediyorum. :)


Bu arada her hafta blogumun en alt kısmında, haftanın şarkısı olarak seçtiğim bir şarkıyı paylaşacağım. Belki dinlememişsinizdir, belki seversiniz. Göz atmayı unutmayın! :) Ayrıca saatin de şu an tam olarak 03:18 olduğunu söylemek istiyorum. İnsan mükemmeliyetçi olmasın. :)


O zamaaan, hayatıma anlam katan baş şeylerden biri olan Harry Potter'da geçen meşhur bir sözle blogumu resmi olarak açıyorum: SİHİR BAŞLASIN! :) 

0 yorum: