Avrupa Şampiyonası'nın Ardından 2 / Oyuncular

22:52 Asena Günkaya 0 Comments

Avrupa Şampiyonası ve Milli Takım'ımızın durumu hakkında fikirlerimi bir önceki yazımda belirtmiştim. Madalyaların sahiplerini ise birkaç gün içinde öğreneceğiz.  Bu yazım ise daha önce söylediğim gibi oyuncular üzerine. Avrupa Şampiyonası ağırlıklı olmak üzere bu yaz dönemindeki oyunlarını irdeleyeceğim genel olarak.

Öncelikle takımımız kimlerden oluşuyor?


  • Naz Aydemir Akyol (Pasör)
  • Büşra Cansu (Orta oyuncu)
  • Gizem Güreşen Karadayı (Libero)
  • Gözde Kırdar Sonsırma (Smaçör)
  • Neslihan Demir (Pasör çaprazı)
  • Özge Kırdar Çemberci (Pasör)
  • Polen Uslupehlivan (Pasör çaprazı)
  • Seda Tokatlıoğlu (Smaçör)
  • Bahar Toksoy (Orta oyuncu)
  • Güldeniz Önal Paşaoğlu (Smaçör)
  • Birgül Güler (Smaçör)
  • Aslı Kalaç (Orta oyuncu)
  • Dilara Bağcı (Libero)
  • Ergül Avcı (Orta oyuncu)
Bu kadro bu seneki kadromuz. Eda  ve Neriman  sakat olduğu, Gülden ve Esra da Milli Takım'ı bıraktıkları için yerlerine; Birgül, Aslı ve Dilara dahil edildi. Genç oyuncuların eklenmesi adına olumlu bir gelişme ancak ne kadar şans buldular derseniz, bence yetersiz. Ve olmayan oyuncularımızı çok fazla aradık yaz boyunca.

Oyuncu performanslarına gelirsek;
  1. Naz: Çok genç yaşta kulüp takımında as pasör olma şansına erişmiş ve ardından Milli Takım'a çıkmış bir pasör. Yıllardır oynadığını düşünürsek yaşına rağmen çok tecrübeli bir oyuncu. Uzun boyu en büyük avantajı pasör olduğu için. Ancak kendisinde her şeyin boy olmadığını somut biçimde görüyoruz bence. Yetenekli olduğu bir gerçek. Blok tekniği gelişmiş, defansı ve servisi de belli seviyede bir pasör. Ama pasör en baş görevini eksik yapıyorsa, bunların hiç önemi kalmıyor. Şu an kadarki antrenörlerimiz nedense hep Naz ile oynadığı için artık kendisinin fazla çalışmadığını ve formayı garanti görmeye başladığını düşünüyorum. Malesef yeteneklerini gösteremiyor ve o blok,servis özelliklerini de sergileyemiyor artık. Özellikle bu turnuvada takımı gerçekten çok düz oynattı. Manşetler kötü gelebilir ama sen pasör isen bir şekilde oyunu renklendireceksin. Rakip blokları dağıtacaksın. Oyuncularımız ikili üçlü bloklarla boğuştu yaz boyu. Biraz özeleştiri yapmasını öneriyorum ve lütfen bizde bir süre en azından başka bir pasörle oynayalım. Açıkçası bu yazki oyunumuzu aşağı çeken baş etken bence. Ayrıca lütfen biri kızımıza bulunmaz hint kumaşı olmadığını hatırlatsın.
  2. Büşra: Kesinlikle Milli Takım için yetersiz bir oyuncu. Elinden geleni yaptığına inanıyorum ama yetmiyor. Bloklara yetişmekte ciddi sorun yaşıyor bir orta oyuncu olarak. Hücum desen, belki iyi paslar almadığını söyleyebiliriz ama yine de katkısı sınırlı. Avantaj topları bu kadar kötü değerlendiren bir oyuncu olamaz dedirtiyor. Servisleri ise en olumlu yanı diyebiliriz. Eda'nın yokluğunda forma şansı buldu ama iyi değerlendiremedi bence. Buna rağmen hiç değiştirilmemesini anlayamadım yaz boyu. Bundan sonra ne kadar gelişir bilemiyorum ama takımda onun yerine gençleri görmeyi tercih ederim.
  3. Gizem: Gerçekten iyi bir libero. Özellikle defans konusunda en iyilerden biri. Ama iyi servislere karşı manşette zaman zaman zorlanıyor ve bazen konsantrasyon sorunu yaşayabiliyor. Kulüp takımlarındaki oyununu Milli Takım'a taşıyamıyor ancak bunda kulübündeki sistemin çok iyi işlemesi de bir etken. Bu turnuvada manşetle pasları da çok kötüydü. Takımın bu yazki iyilerindendi ama biz onun çok daha iyi oynayabildiğini biliyoruz. Gülden gibi komple bir liberonun yokluğunda çok daha iyi olmalı.
  4. Gözde: Takımın en iyilerindendi. En istikrarlı da diyecektim eğer Rusya maçında dökülmeseydi. Çok hırslı bir oyuncu ki bu hırsı bazen hata yapmasına yol açıyor. Eskiden daha manşet&defans ağırlıklı bir oyuncuyken 2-3 senedir gerçekten aranılan bir komple smaçöre dönüştü. Bu yaz hücumda da çok katkı verdiği maçlar oldu ama Rusya ve Almanya maçlarındaki bireysel hataları çok kilit oldu. Manşette ise şaşılacak şekilde zorlandığını gördük. Ne yazık ki alternatifsiz olduğu için de soluklanamadı. Takımın en iyi servis atan oyuncusuydu. İyi katkı verdiğini söyleyebiliriz bu turnuva için ancak daha istikrarlı olması ve daha akıllı/hatasız oynaması gerek. Naz da fazla güvenerek baş smaçör muamelesi yaptı Gözde'ye. Oysa Gözde kritik anların hücumcusu değil.
  5. Neslihan: Takımızın en büyük starı ve kesinlikle büyük maçların oyuncusu. İyi ki var diyorum yine. İzlemekten büyük keyif aldığım, tekniğini konuşturduğu sayılara hayran kaldığım oyuncu. Neyse, methiyeleri düzdüm ama zaman geçtikçe hata sayısını arttırdığını da söylemeliyim. Ondan beklenmeyecek hatalar yapıyor. Ama yine de iyi kötü pas demeden en akıllı şekilde değerlendiriyor. Açıkçası ne kadar hata yapsa da şu oyunu ve gençlerin durumu düşünüldüğünde daha birkaç sene oynayacağı garanti gibi. Ama keşke hata yaptığı zamanlarda kenara alıp dinlendirmeyi bilse antrebörlerimiz..
  6. Özge: Ah, bu kıza nasıl üzülüyorum bilseniz! Çok da sevdiğim, hırsına hayran olduğum bir oyuncudur. Ama geçen seneden beri bildiğimiz oyunundan çok uzak. Eczacıbaşı'na transfer olduktan sonra bir türlü beklenileni veremedi. Oysa 2 sene önceki Avrupa Şampiyonası'ndaki bronz madalyanın baş mimarı. Nedense hep hatalarla, yanlış tercihler ve kötü paslarla oynadı geçen yıl. Sürekli kenara alınması da belki özgüvenini düşürdü. Bunun başı taa Olimpiyat zamanı 5 dk süre almamasına kadar gider tabi. Yine de tüm bunlara rağmen bu yaz oyuna girdiği kısacık süreleri iyi değerlendirdi ve düzeldiğinin sinyallerini verdi bence. Ama malesef ki Naz'ın kötü oyununa rağmen oyuna girmedi ve belki de takımı kurtarma şansı elinden alındı. Bu sene onun senesi olur umarım diyorum.
  7. Polen: Malesef çok çok çok az süre aldı ama iyi değerlendirdi. Aldığı topları öldürdü. Kendi tercihi midir bilinmez kulübünde de yedek. Halbuki bayrağı Nesli'den devralacak birinin en çok oynaması gereken yaşlar bunlar. Oyunu çok oynamadığı için fazla gelişemiyor diye düşünüyorum. Eğer 1-2 sene daha yedek oturursa yerine başkalarının geçmesi çok muhtemel. Yine de Nesli'nin bol hata yaptığı bir turnuvada daha çok süre alabilirdi, girdiği süreleri iyi değerlendirdi.
  8. Seda: Seda sakatlıklarla boğuştuğu için birkaç yıldır Milli Takım'dan uzaktı ve kesinlikle özlediğini söylemeliyim. Yaz boyu özellikle hücumda en istikrarlı isimlerden biriydi ama ne yazık ki büyük maçlarda yeterli katkıyı veremedi. Normalde pç olup bu sene smaçör oynatıldığı için defans ve manşette de zaman zaman aksadı. Yine de elinden gelenin en iyisini yaptı, alternatifsiz olması kötü oldu. Umarım bu sene de bu hücum performansını sürdürür takımında.
  9. Bahar: Bahar en sempatik, güler yüzlü ve sevdiğim voleybolcularımızdan. Aslında gerçekten konsantre olduğunda iyi şeyler yapabiliyor ama her maç aynı şekilde oynayamıyor ve ne kadar iyi oynasa da top seviye ortaların oyunundan uzak bir oyun sergilediği bir gerçek. Yine de şu an elimizdekilerin en iyisi diyebiliriz, gençlerin tecrübe eksikliğini de düşünürsek. Bu turnuva en iyi oynayan isim oydu bence. En istikrarlı isimdi. Bloklarında bariz bir gelişme var, takibi daha iyi. Ama eski mükemmel servislerini pek göremiyoruz artık. Hücumda ise oynadıkça daha iyi oldu ve sertleşti ancak malesef yeterince kullanılamadı pasörümüz tarafından. Halbuki böyle formda iken köşeleri rahatlatmak adına bolca kullanılmalıydı. Tabi, Naz kızımızdan iyi mi bileceğiz biz?!
  10. Güldeniz: Vakıfbank'ta servis ve defans için oyuna girme ritüellerine burada da devam etti. Ancak sakat olduğu için belki de, girdiği anlarda hepten batırdı oyunu. Manşetleri yerlerdeydi. Grand Prix'te iyi servisler atsa da bu turnuvada benzerlerini atamadı. Sonuç olarak hiçbir katkı alamadık ve boşuna yer işgal etti. Hazır sakatken de neden başkası tercih edilmedi bilmiyorum.
  11. Birgül: Neriman'ın yokluğunda şans buldu ama hiç oynayamadı desek yalan olmaz. Çok çok az süre aldı ve o sürelerde de aksadı. Tecrübe eksikliği fazla, haliyle. Ayrıca her ne kadar iyi sıçrasa, akıllı oynasa ve istekli biri olsa da boyunun ve yeteneğinin kısıtlı olduğunu düşünüyorum. Bu seneyi nasıl değerlendirecek bakalım?
  12. Aslı: Gelecek adına en ümitli olduğum isimlerin başında geliyor. Bu sene takıma alınmasına çok sevindim. Ancak yeterince oynatılmadı kesinlikle. Grand Prix'te oynadığı ilk maçta heyecanı çok belliydi ve konsantre olamadı ama sonraki maç iyiydi. Büşra bu durumdayken en azından denenmeliydi bence. Bu sene Galatasaray Daikin'de süre alıp, kendini geliştirir ve ileride değişmez ortalarımızdan olur umuyorum ki. Boyu bir ortaya göre çok uzun olmayabilir ama her şey de boy değil.
  13. Dilara: Gelecek adına en güven veren liberolardan. Çok şey bekleniyor, hele ki Gülden gibi bir oyuncunun bırakmasından sonra. 1 sayı için bile oyuna girmedi bu sene. Oysa Seda ve Güldeniz manşette böyle aksarken Dilara denenebilirdi. Yine de A takım havasını soluması bile iyi olmuştur. En yakın zamanda takımda yerini alır diyorum ama umarım kulüp takımında sürekli oynar.
  14. Ergül: Ergül senelerdir gittiği takımlarda yedek. Milli takımda da. Aslında şans bulduğunda özellikle hücumda çok iyi işler çıkarıyor. 3 numara hücumlarını özellikle çok hızlı yapan bir oyuncu. Çok hareketli olmasa da elinden geleni yapan ve her zaman hırsıyla, isteğiyle takımı ateşlendiren biri. Bloğu genelde kötüdür ama bu sene oynadığı sürelerde blokta da geliştiğini gösterdi. Mutlaka oynamalıydı bazı maçlarda. Büşra'nın etkisiz olduğu maçlarda en azından hücumda çok iyi bir alternatif olabilirdi. Ona da biraz haksızlık yapıldığını düşünüyorum. Bu sene o da Aslı gibi Galatasaray Daikin'de. Umarım Leo da varken oynar ve hücumda harikalar yaratır. Bloktaki gelişimini de sürdürür dilerim.
Evet, oyuncuların bu yazki genel performansları da böyleydi. Tabi hepsi benim düşüncem. Sizler de yorum kısmından düşüncelerinizi belirtebilirsiniz. Bir Milli Takım sezonunu üzüntülerle kapattık ama umarım bu oyuncular kendilerini geliştirir, daha doğru tercihler yapılır ve seneye yüzümüz güler. Filenin Sultanları ünvanlarının hakkını veremedi bu yaz ne yazık ki..

0 yorum: