Ayın Klasiği / Vadideki Zambak-Balzac

17:52 Asena Günkaya 0 Comments


Herkese merhaba! Bu ayki "Ayın Klasiği" yazısıyla karşınızdayım. :) Açıkçası okuduğum klasikleri okuyalı birkaç sene oluyor. O yüzden, çoğunu unuttum malesef. Tekrar okumayı düşünüyorum hatta bazılarını. "Ayın Klasiği" yazılarını yazarken, biraz zorlanıyorum bu nedenle. Yine de; "Vadideki Zambak" , genel şeyleri unutmadığım ve sevdiğimi bildiğim bir klasik. Zaten; ne derler: Hareketleri veya sözleri unutsak bile, hisleri asla unutmazmışız. Çok doğru bir söz bence. Tanıtımımıza geçersem;

Vadideki Zambak, Fransız yazar Balzac'ın en ünlü eseri belki de. En bilinen klasiklerden de biri aynı zamanda. Çoğu klasiğe göre daha ince olduğu için, daha kolay okunabiliyor ve daha çok tercih ediliyor. Kitap, kocasıyla mutlu olmayan ve kendini kapana kısılmış gibi hisseden Henriette ile Henriette'den çok daha genç olan Felix arasındaki duygusal ilişkiyi anlatıyor. Aslında aşk da denilebilir ama birçok kişide farklı yorumlanabilecek bir ilişkileri olduğunu düşündüğümden, ben aşk demedim. Gerçekten ikili arasındaki "imkansızlık" çok iyi yansıtılmış. Özellikle Henriette'nin çektiği acı ve çaresizliği, çok gerçekçi anlatılmış. Bir yanda kocası ve gelenekler, bir yanda özgürlüğe düşkün ruhu ve aşkı. Felix'in ise, ona bağlılığı.. Sıcak bir aile yaşantısı olmadığı için, sevgiye muhtaç birinin de bağlılığı olarak düşünülebilir bence bu bağlılık. Yine de, edebiyat hayatına damga vuran çiftlerden..

Hemen hemen her klasikte olduğu gibi; asıl kahramanlarımızın hikayelerini okurken, bir yandan da o döneme tanıklık ediyoruz.. Devrim sonrası 18.yy'daki Fransa'nın toplumsal hayatını da anlatmış Balzac. Kişi ve yer betimlemeleri, bu klasikte de bolca mevcut. Okurken, o dönemde yaşıyormuş hissine kapılabilirsiniz. Ayrıca; benim kitapla ilgimi en sevdiğim yönlerden biri de, doğanın tüm güzelliklerinin anlatılış şekli oldu. O yemyeşil vadiler, ağaçlar, manzaralar çok güzel tasvir edilmiş ve insan "Keşke orada olsam şimdi." diyor.

Bu arada, kitapta Balzac'ın da kendi hayatından kesitler bulunduğunu söyleyeyim. Köy kökenli bir ailenin çocuğu olan Balzac'ın; eserlerinde sevgi-güç gibi kavramları derinlemesine işleyerek, yaşadığı dönem ve günümüz için de çok önemli bir yere sahip olduğu açık. Hatta; eserlerine, Fransız Devrimi'nin belgeleri niteliğinde de yaklaşılmaktadır.

Kısacası; benim severek okuduğum ve beni etkileyen bir kitaptı. Sürükleyici ve insanı düşündüren klasiklerden biri olduğunu düşünüyorum. Basımına göre bu değişir tabi ama çok da kalın değil zaten. Herkese rahatlıkla tavsiye edebilirim. Özellikle; klasiklere yeni başlayanlar için daha da uygun olabilir. Dili diğer eserlere göre daha hafif çünkü. Aranızda okuyanlar varsa, siz nasıl buldunuz? Ayrıca, önermek istediğiniz ve sevdiğiniz klasikleri de yazın lütfen. :)

Bu ayki klasik tanıtımını da bitirdim. Çok kitap var yazmak istediğim ama tatile girdiğimden beri üstümde bir üşengeçlik! Çok şey yazacaktım sözde!! Ama tüm gün boş boş dolanmaktan başka yaptığım bir şey yok. :) Evde kalmadığımda zaten yazamıyorum.. Bundan sonra daha özenli olmaya çalışacağım. Bu arada; ilgililere tekrar hatırlatmakta fayda var. YARIN OSCAR ADAYLARI AÇIKLANIYOR! Sonunda uzun bekleyiş sonuca kavuşuyor ve heyecanlıyız. :) Tahminlerimi yazma gereği duymadım. Çünkü, hem şu ana kadarki ödüllerden çok çok farklı olacağını sanmıyorum hem de filmlerin tümünü izlemedim. Yarın göreceğiz artık Akademi'nin seçtiklerini. Umarım, hem bilgilendiren hem de sıkmayan bir yazı olmuştur. Herkese keyifli okumalar. :)

NOT: "Altın Küre'de en şık sizce kimdi?" anketimi oylamayı unutmayın! Bir önceki yazıda. :) Ayrıca, blogun yeni hali konusundaki fikrinizi de çok merak ediyorum. Lütfen sol üst köşedeki anketi de oylamayı unutmayın. Teşekkürler şimdiden. :)

0 yorum: