ORTA BOY POPCORN'LA RÖPORTAJLAR 4 / KİTAP ESİNTİSİ (İLKİM PINAR)

22:07 Asena Günkaya 0 Comments

Hepinize merhaba. Aslında dün bir yazı girecektim ama evden çıkmam gerekti. O yüzden yeni paylaşabiliyorum. Röportajlar tam gaz devam ediyor, dördüncüyü de şimdi paylaşıyorum. Bu kez, ÜKG'nin sevilen üyesi İlkim'de sıra. Siz onu "Kitap Esintisi" olarak da tanıyor olabilirsiniz tabi. :) Çok güzel cevapları var, tekrar teşekkür ediyorum kendisine. Bu etkinlik benim beklentilerimin çok ötesine geçti gerçekten. :)

İşte karşınızda hepimizin yazılarını severek takip ettiği İlkim ve cevapları:


Öncelikle, röportaj teklifimi kabul ettiğin için çok teşekkürler İlkim. Bu kadar eğlenceli olacağını tahmin etmemiştim bu etkinliğin. Senin gibi pozitif ve bu işte başarılı birini konuk etmek ayrı güzel. fazla soru sordum ama çoğu kısa cevaplı zaten.

Sorulara geçmeden, bize biraz kendinden bahseder misin? Kimdir, nasıl biridir bu blogger?
-Adım İlkim Pınar Saral. 22 yaşındayım, Hacettepe Diş Hekimliği 4. Sınıf öğrencisiyim. Karadenizliyim ama Ege’de büyüdüm . Genellikle suskun biriyimdir, ayrıca etrafımdakiler gayet rahat olduğumu söyler.

Sorular:
1) Klasik soruyla başlıyorum, nereden geldi bu blog açma fikri?
-Sonradan ütopikler diye tanınan kızlar sayesinde oldu. Zaten Goodreads’ten tanışıyorduk, onlar yavaş yavaş blog kısmına girince İlkim sen de açsana dediler ve ben de açtım.
2) Hiç açtığına pişman olduğun ya da artık uğraşmak istemediğin için veya başka bir sebeple bırakma noktasına geldiğin oldu mu?
-Yok olmadı. Sadece ara ara yorum yazmaya üşendiğim zamanlar oluyor :D

3) Blogunu ilk açtığında, bu kadar okunacağını tahmin ediyor muydun?
-Hiçbir beklentim yok gibi bir şeydi. Kendimce bir şeyler karalarım diyordum ama sonra bloglar insanların daha da ilgisini çekmeye başladı. 

4) Hangi yazıyı gireceğini nasıl belirliyorsun, konu yoksa ne yaparsın?
-Tamamen son okuduklarım arasından öylesine seçiyorum. Taptığım yazarlardan biriyse otomatikman blogda yer buluyor. Konu yoksa tembellik yapıp güzel bir kitaba denk gelene kadar bekliyorum :D

5) Sence ülkemizdeki blogger (özellikle de kitap) sayısı yeterli mi?
-Öncelere oranla gayet iyi bence. Yeni yeni birçok kitap blogu açıldığını görüp mutlu oluyorum.

6) Blogunun tasarımına aşığım! Girer girmez masmavi içimi açıyor. Hele o “İlkim” imzasına bayılıyorum. Sade ama çok kullanışlı ve özenli bir tasarım. Kim yaptı?
-Eveeeeet şimdi gelelim :D Tasarım Kitab-ı Sevda’dan Merve’ye ait. Ara ara başının etini yiyip görünüm değişmesini istiyorum ve o da kırmıyor sağ olsun :D O imza ise blogun en başlarında genel olarak birçok konuda yardım aldığım Ezgi’den. Ezgi yapar da kötü olur mu :D

7) Neden “Kitap Esintisi” ?
-Açıkçası isim ararken “esti” ondan sanırım :D Çok zor isim bulurum, o yüzden aklıma gelince yapışıyorum.

8) Sence blog yazmaya başlamasaydın hayatın nasıl olurdu?
-Yine bir sürü kitap okuyor olurdum, ve de herhalde Goodreads’te bolca karalıyor olurdum.

9) Yorumlarında %100 ne düşündüğünü yazıyor musun yoksa arada ufak tefek de olsa tepkiler veya başka bir sebepten farklı yazdığın oluyor mu?
-Söylerim direk, zaten sevmediğim kitaplara yorum yapmakla vakit kaybetmiyorum. Kitaplarda kafama uymayan yerleri belirtmeye çalışıyorum.

10) Eski yazılarına baktığında, “Ay ben bunu nasıl yazmışım ya?!” dediğin bir şey var mı?
-Üşenmeyip uzuuun uzun Grinin Elli Tonu’nu savunduğum bir yazı yazmışım, hala çok ilginç geliyor :D

11) Neden mavi (blog) ?
-Bir önceki pembeydi, şeker gibi böyle sevimli falan. Mavi biraz ferah diye o renge yöneldim, aslında uzun süredir de bıkmadım demek ki gerçekten iyi gelmiş :D

12) Tabi senden bahsedip, ÜKG’yi es geçmek olmaz! Hepimiz hayranız size, çok büyük bir emek harcıyorsunuz gerçekten. Sen ekibe nasıl katıldın? ÜKG senin için ne ifade ediyor?
-İlk tur Ruhsuz ile bu işlere giriştik, daha sonra da devam ettik. Hepimiz bir şekilde birbirimizi tanıyorduk, ÜKG ile ilerlemiş oldu. Çoğu günler ailemden çok onlarla konuşuyorum, her şeyi anlatıyoruz yani kolay kolay vazgeçebileceğimiz bir şey değil.

13) Blog tur sırasında seni en zorlayan şey ne oluyor? Ve mesela tur kitabının türünü sevmiyorsun, ne yapıyorsun?
-Yorum yazmadan ön okuma, ya da tanıtım gibi konuları alıyorum. Yorum yazarken özensem iyi olurdu diyorum ama uzunca bir yazıyı her zaman yazmak istemiyorum, sıkıntı burada oluyor.

14) ÜKG üyelerini tek kelime ile tanımlar mısın bana? Çok mu kazık oldu? Özür diliyorum.
Büşra: İkiz
Merve: Anita
Hanife: Anormal kitap mıknatısı demek istiyorum, evet üç kelime evet…
Berke: Neil
Simay: Yetenek (örgü şişleriyle yaptıkları…)
Ezgi: Şirine

Biraz da kitaplarla ilgili sorulara geçelim.
15) Kitap senin için ne demek? Neden okuyorsun?
-Bağımlılık diyebilirim. Okumayınca o gün eksik gibi geçiyor, illa ki uyumadan biraz okuyorum.

16) Nasıl bu seviyede okumaya başladın? Örnek aldığın biri mi oldu ya da kim teşvik etti? Ve “İşte ben bu kitaptan sonra kitap kurdu oldum.” Dediğin bir kitap var mı?
-Bu seviyeye bir anda çıkmadım ama beni teşvik eden annemdi. O da bana yakın kitap kurdudur ve ilk onun kitaplığıyla başladım. Beni okumaya aşık eden Harry Potter olmuş olabilir, daha sonra da Dört Kafadarlar geldi.

17) Sence kitap okumak isteyen ama alışkanlığı olmayanlar veya sıkılanlar ne yapmalı? Nasıl bir şeyle başlamalılar?
-Okumak isteyen bir yolunu bulur bence. Farklı türleri, farklı yazarları denemeleri lazım. Belki en başlarda daha ince kitaplarla, koyulan hedeflerle ilerletebilirler.

18) 9.soruyu genel olarak ele alırsak, ülkemizde okur sayısının (ve her çeşit kitap okuma anlamında) artması için sence ne gibi şeyler yapılabilir? Başbakan olsan ne yapardın gibi bir soru oldu bu da ama neyse. Herkese de aynı soru ama sormadan olmaz bunları..
Sosyal medyanın etkili kullanılması bir şeyler değiştirir bence. Tabi ki kitap fiyatlarına girmeden edemeyeceğim, cazip fiyatlar daha çok alıcı demek bence. Bunun dışında okullara yönelik yapılan çalışmalar olabilir, yayınevleri ya da yazarlar okullarda etkinlikler düzenleyebilir.

19) Hayalindeki kitaplık?
-Dört duvar kitaplık olan bir oda? Hatta gizli bir düzenekle birçok kitap olan bir odaya da açılsa… Çıkmazdım heralde.

20) Başucu kitabın? Kitapların?
-Başucu kitabım yoktur. Ama sevdiğim yazarların kitaplarını ara ara elime alıp en sevdiğim yerleri baştan okurum.

21) En sevdiğin 3 yazar?
-Çok kazık soru :D
1. Nora Roberts
2. Lisa Kleypas
3.Tess Gerritsen

22) Özellikle okumayı sevdiğin türler neler? Mesela seni pek dram ağırlıklı veya gerçek bir olaya dayanan bir şeyi okurken göremiyoruz. Neden?
-Çünkü ağlamak istemiyorum, gerçekten nedeni bu. Dışarıdan öyle görünmem ama ben aslında en ufak dramaya ağlarım ve çok ağladığım günler iptal olurum baş ağrısından. Mesela Kırık Camlar Üzerinde Dans’ı okurken boğuluyorum sandım, o kadar ağlattı ki beni. Yani kitap okurken mutlu olmak istiyorum, hüzünlü şeyler hayatta yeterince var zaten.

23) Harry Potter’da en sevdiğin 3 büyü? (Herkesin bildiğini varsayıyorum tabi.)
-Obliviate
-Lumos
-Patronus

24) “En sevdiğin kitap?” gibi bir soru sormayacağım. Bu bizim gibi kitap bloggerları için çok zor malum. Ama en sevdiklerini sayar mısın bize?
-Nora’dan ne okusam seviyorum genellikle. Harry Potter kitaplarının yeri de çok ayrı bende. Aynı şekilde Tess’in Rizzoli serisine de bayılıyorum. Tabi daha çok var ama bunlar ilk aklıma gelenler.

25) Şu kitabı şu yazar yazsa keşke dediğin ya da nasıl olurdu dediğin kitaplar ve yazarlar var mı? Ateş Serisi’ni J.K.Rowling’in yazmış olması mesela.
-Hiç öyle bir düşüncem olmadı ama dediğin şey ilginç olurdu heralde. Her yazarın tarzı kendine has olduğu için bildiğimiz Ateş serisi ile bir alakası olmayabilirdi ama yine de bir hayli güzel bir şey çıkardı bence.

26) Kendine en yakın hissettiğin karakterler?
-Eve Dallas ile Jane Rizzoli. Çivi gibiler, salak değiller aksine çok güçlüler.

27) Peki ya en sevdiğin 3 karakter desem? Kadın-erkek ayrı sayabilirsin.
-Roarke, Barrons, Charley Davidson

28) Okuduğun kitaplara göre mükemmel erkeği yarat desem, hangi karakterlerin hangi özelliklerini birleştirirdin?
-Roarke ve Barrons’u karıştırsak mesela? Buradan ayılıp bayılan Yorumbaz’ı duyabiliyorum :P Bir de Lahn gibi sert bir abimizi eklersek... Ortaya çıkan sonuç inanılmaz olurdu herhalde.

29) Saçını başını yolmak istediğin, okurken sana cinnet geçirten karakterler?
-Bella. Net. Ayrıca Clayton var uyuz olurum kendisine. Robert Langdon isimli abimiz de beni sıklıkla sinir eder. Tabi ki envai çeşit ergen kız tiplemesi okumuş ve sinir olmuşumdur ama isimlerini de direk unuttuğumdan aklıma gelmediler.

30) Sonunu elinde olsa kesinlikle değiştirmek istediğin kitaplar var mı? Varsa, neler?
-Genelde öyle düşünmem. Tabi ki ara ara keşke ölmeseydi dediğim karakterler olur ama yazarın seçimlerine saygılıyız.

31) Bir kitabı sana okutan en büyük etmen nedir?
-Konu. İçeriğine dair okuduğum kilit sözcüklere göre seçiyorum direk. Mesela dram sezdiysem kaçarım.  

32) Yarım bıraktığın kitap var mı?
-Var tabi. Zorla dayatılan bazı kitaplardan tutun da çok kötü yazılmış kitaplara kadar… Zaman kaybı olacağını düşündüğüm kitapları bir kenara bırakıyorum.

33) En çok okuduğun tür romantik bildiğim kadarıyla. Peki sence bir romantik kitabın olmazsa olmazları neler?
-Kesinlikle iki düzgün ana karakter. Ben özellikle romantic suspense denen biraz da gerilim-macera karışık kitaplara bayılıyorum. Hani bir de kovalamaca varsa çok mükemmel. Ayrıca sürekli yanlış anlaşılmalara gelemiyorum, aşk üçgenlerine de…

34) İsterse en sevdiğin yazar yazmış olsun, içinde şu varsa okumam dediğin bir olay-durum falan var mı? Mesela yaş farkı çok karakterler varsa okumam gibi.
-Yani kız çok küçük ve adam da çok büyükse ve bu bir romans ise hayır. Çok karanlık konseptlere de gelemiyorum; tecavüz, kaçırılma, işkence vs. gibi.

35) Keşke içinde olsaydım dediğin kitaplar-dünyalar?
-Hogwarts.

36) Şu ara çıkmasını en merakla beklediğin kitap?
-The Revolution of Ivy diyeyim.

37) En sevdiğin yayınevleri? Tur sırasında en kolay çalıştıklarınız hangileri?
-Yabancı, Nemesis, Novella, Epsilon ilk aklıma gelenler. Tamamen çıkardıkları yazarlara göre düşünüyorum ama özellikle Yabancı bir hayli iyi bu aralar. Aspendos da aynı şekilde. Tur işlerinde hiç bu kısımlara karışmam ben, o yüzden pek bilemiyorum.

38) Kitap fuarları hakkında ne düşünüyorsun? Sıkı takipçilerdensin!
-Her sene gelmeye çalışıyorum, malum Ankara’da hala bir Tüyap yok (cık cık) o yüzden kasım aylarının vazgeçilmez eğlencesi oldu benim için. Hem kızları görüyorum hem kitap çılgınlığına istediğim gibi kapılabiliyorum :D

39) E fuar demişken, bu seneki Tüyap dememek, hele Tess dememek hiç olmaz! Sevincin bize bile geçti bilgisayardan. Tess ile tanışmak senin için nasıl bir deneyimdi?
-Dilim damağım kurudu, konuşamadım. Zaten Tess’i ilk seferde kaçırdığım için fuara düzenli gelmeye başladım da diyebilirim, nihayet muradıma erdim. Bu kadar sevimli bir kadın yok kesinlikle, bayıldım kendisine kısaca.

40) Goodreads hakkındaki fikirlerin? Orası olmasa halimiz ne olurdu diye düşünüyorum ben.
-Çok yararlı bir platform bence. Hem bir sürü insan tanıdım orada hem de envai çeşit kitap ve yazar… Ayrıca seri sıralamasını görmek bakımından benim gibi takıntılı biri için vazgeçilmez bir yer. Öneri kısmıyla da birçok yeni yazar keşfettim.

41) Eğer bir kitap yazsaydın, hangi tür olurdu ve nerede geçerdi?
-Büyük ihtimalle cinayet kitabı olurdu ve küçük bir yerde geçerdi. Tamam, sakin, korkmaya gerek yok.

42) Erotik romanslar ve günümüzdeki çoğalan örnekleri hakkında ne düşünüyorsun?
-Bazılarını gerçekten gereksiz buluyorum. Sadece erotizme odaklanan kitaplarda sıkılıyorum, biraz da romantik jestler felan görmek istiyorum. Eğer sürekli yiyişen karakterler varsa hiç yapmadığım şeyi yapıp sayfa atladığım oluyor. Arkasında güzel bir konu da bulunan erotik romanslara her zaman açığım.

Kitaptan biraz uzaklaşıp, farklı konulara değinelim biraz da..

43) İzlemekten en keyif aldığın film türü nedir ve favori filmlerin?
-Komedi ve macera filmlerini seviyorum. Ocean’s serisi mesela, The Proposal, Sherlock Holmes – Robert Downeyli olan, Görevimiz Tehlike ve türevlerini de baya severim.

44) En beğendiğin yerli-yabancı oyuncular?
-Jude Law, Robert Downey Jr. Gerard Butler, Meryl Streep, Julianne Moore… Sayabilirim bir hayli. Yerli ise Çetin Tekindor geldi hemen aklıma.

45) Favori müzik türü ve şarkıcıların desem peki?
-Ruh halime göre değişiyor. Senfonik metal de severim, yavaş müzikleri de severim Lana Del Rey gibi. Ama en sevdiğim sanatçı Evanescence ve de Amy Lee. Uzun süredir hayranım, sanki onlarla büyümüş gibiyim. Müzik zevkim de gerçekten onlarla değişti ve hala değişiyor.

46) Saçlarını boyamak istediğin bir renk var mı? Ve şu ana kadar saçlarında yaptığın en çılgın değişiklik nedir?
-Mavi denemek istiyorum ama belki de yapmam. Saçlarım zaten uzun süredir kızıl, böyle parlak kızıl yapmaya bayılıyorum.

47) Aile senin için ne ifade ediyor?
-Çok önemli. Gerçekten onlarla huzur buluyorum ve beraber bir şeyler yapmayı seviyorum.

48) İlkim’i mi Pınar’ı mı tercih ediyorsun genelde?
-İlkim ama ailemin tamamı Pınar der, tüm arkadaşlarım da İlkim der. Garip geliyor ama alıştım gayet.

49) Çikolata desem? Sen de bağımlılardan mısın?
-Lütfen yani :D

50) Kitaptan uyarlanan filmler arasında en beğendiklerin ve sence en kötüleri?
-En iyisi Açlık Oyunları filmleri bence, çünkü neredeyse kitaba çok sadıklar. En kötüsü de HP-Ölümcül Yadigarlar Bölüm 2, çünkü senarist favori sahnelerimi değişmiş -_-

51) En sevdiğin yemekler? Yemek demedim bak, seçmek çok zor çünkü.
-Ben baya oburumdur aslında. Öncelikle mantıya ölürüm, her hamur işine ölürüm hatta. Kebap desen olur, balık desen olur… Çok seçmem, sürekli acıkırım zaten.

52) Peki en sevdiğin içecekler?
-Vişne suyu, bağımlıyım.

53) Hangi takımlısın, takip ettiğin ve yaptığın bir spor dalı var mı?
-Galatasaray ve fanatiğe yakınım. Eskiden tekvando ve voleybol ile uğraştım ama şimdilerde bir şey yok. Galatasaray’ın herhangi bir spor dalı müsabakalarını denk geldikçe izlerim. Ama futbol mu basketbol mu dersen basketbol daha eğlenceli.

54) Fırsatın olsaydı hangi ülke ve şehirde yaşamak isterdin? Yoksa ben böyle iyiyim mi diyorsun?
-İtalya kırsalında felan yaşamak isterdim. Biraz daha realist olursam Bodrum’a yerleşme hayallerim hala var.

55) Gitmeyi en çok istediğin 5 yer?
-Venedik, Prag, Paris, Dublin ve İskoçya’nın Highlands etekleri.

56) En sevdiğin renk?
-Mor.

57) Bu soru sadece kızlara yönelik : En sevdiğin ve olmazsa olmaz dediğin 3 makyaj malzemesi? Marka söylemek serbest! Önerilerinizi hepimiz duyalım.
-Ruj, göz kalemi, allık. İyi herhangi bir markadan olabilir.

58) En sevdiğin çizgi filmler neler?
-Bugs Bunny ve onun grubuna hala bayılırım. Şirinler’i de severdim, Cine 5’te Batman çizgi filmi olurdu kaçırmadan izlerdim.

59) Yurtdışına hiç çıktın mı? Çıktıysan, en beğendiğin yer neresi oldu?
-Henüz çıkamadım, umarım bu yaz.

60) Tanışma fırsatının olduğu 2 ünlü isim olsaydı bunlar kim olurdu?Yazar,sanatçı,oyuncu herkes dahil.
-Hadi biri Amy Lee olsun çünkü uzun süredir hayranım. Bir diğeri de Nora Roberts. 

61) Sohbet etmek istediğin 3 tarihi kişilik?
-Atatürk. Başkası gelmiyor aklıma.

62) Ankara’dasın. Ankara için ortanın olmadığı bir şehir diyebiliriz. Seven çok seviyor, sevmeyen hiç sevemiyor. Sen halinden memnun musun? Yoksa burada olmasaydım mı diyorsun?
-En başlarda hiç alışamadım, egeden gelmiş biri olarak soğuğu çarptı diyebilirim. Ayrıca deniz olmayan bir şehir de alışması zor kısmıydı. Ama zamanla da alıştım, İstanbul’da hiç yaşayamazdım herhalde, en azından burası düzenli.

63) Ankara’ya ilk kez gidecek birine mutlaka gezmesi için önereceğin yerler?
-Anıtkabir görülmeli. Sıhhiye’de Hamamönü tarafları da güzel, aynı şekilde Tunalı da tavsiyem.

Geçiyorum seçme sorularına. 

Çay mı kahve mi?
-Çay.
New adult mı adult mı?
-New adult.
Epsilon mu Ephesus mu?
-Epsilon.
Nora Roberts mı Julia Quinn mi?
-Neden?? Nora diyelim bari.
Müzik dinleyerek okumak mı dinlemeden okumak mı?
-Dinlemeden.
Patates kızartması mı patates püresi mi?
-Püre.
Ankara mı İstanbul mu?
-Ankara.
Facebook mu Twitter mı?
-Facebook.
Sıcak mı soğuk mu?
-Sıcak.
Düz saç mı kıvırcık saç mı?
-Kıvırcık.
Deniz mi havuz mu?
-Deniz.
Kedi mi köpek mi?
-Köpek.
Ütü yapmak mı süpürge yapmak mı?
-Süpürge.
Kellan mı Travis mi?
-Thoughtless okumadım ama Travis’e de hayran değilim :D
Babet mi topuklu ayakkabı mı?
-Babet.
Duvarların Dili Olsa mı İki Hayat Arasında mı?
-Duvarların Dili Olsa.
Hazel mı Margo mu?
-Hazel.
Tobias mı Warner mı?
-Warner.
Simon (Wallbanger) mı Braden (Dublin Caddesi) mi?
-Braden <3

Şimdi de, aralar sorularına geldik.

Bu aralar, en çok ne dinliyorsun?
-Imagine Dragons’a taktım biraz.
Bu aralar, izlediğin bir film var mı? Varsa, kısaca yorumun?
-Her Şeyin Teorisi’ni izledim. Kesinlikle çok etkileyici bir anlatışı var.
Bu aralar, ne okuyorsun? Yorumun?
-Çılgın  Düğün – Carolyn Brown. Kafam karışıyor nedense okurken ve de serinin dördüncü kitabından başlanmasına kıl oldum.
Bu aralar, en çok ne seni kızdırıyor?
-Okul.
Bu aralar, seni en çok ne hayal kırıklığına uğratıyor?
-Okul :D
Bu aralar, en çok ne içiyorsun?
-Çay.
Bu aralar, hayattan en çok ne bekliyorsun?
-Mezun olmayı. Okul o kadar boğdu ki :D
Bu aralar, en çok neye gülüyorsun?
-Okan’a çok gülüyorum.
Bu aralar, “Ankara yerine keşke şurada olsaydım.” Dediğin bir yer var mı?
-Muğla, evim. Ama nihayet uzun bir aradan sonra kavuşabildim.

Son olarak, senin bloğunu neden takip etmeli sence insanlar? Seni diğerlerinden ayıran yön nedir? Ve söylemek istediğin ekstra bir şey var mı?
-Tarzlarımız uyuşuyorsa, aynı yazarlardan hoşlanıyorsak takip edebilirler, yorum bırakabilirler kafanıza göre yani. Beni ayıran spesifik bir şey yok, dişle ilgili sorunlarım var derseniz o ayrı :D

Çok teşekkür ederim tüm cevaplar ve katıldığın için. Zaman harcadın, senin gibi “kendine has” birinin de katılması çok güzel oldu, gerçekten öylesin.

-Teşekkür ederim. Sen de zaman harcadın, çok uğraştın, sorular için eline sağlık. 


0 yorum: