Steve Jobs / Danny Boyle - Film Yorumu

12:00 Asena Günkaya 0 Comments

Herkese yeniden merhaba! Yeni hafta hepimiz için çok güzel ve renkli geçer umarım. Ben bugün, Cumartesi günü izlediğim "Steve Jobs"tan bahsedeceğim biraz. Önemli ayrıntıları unutmadan yazmak istiyorum. Filmi uzun süredir büyük merakla bekliyordum ve gelir gelmez gidebildim. Ki bu ender olur. :) Salonda çok çok az insan olması çok şaşırttı. Yeni girmiş böyle bir filme daha çok kişi gelmeliydi bence.. Neyse, bunlar başka konular. Ben daha da uzatmadan film yorumuma geçiyorum.

Steve Jobs, adından da anlaşılacağı gibi Steve Jobs'un hikayesini anlatıyor. Ama burada; çocukluğundan ölümüne biyografik tarzda bir hikayeden bahsetmiyorum. Böyle bir beklentiniz olmasın. Şahsen ben de biraz daha gençliğine ve son dönemlerine yer verirler diyordum ama öyle olmadı. Daha çok, Jobs'un hayatından kesitler izliyoruz diyebilirim. Hani sanki filmin başı sonu başka bir zaman gösterilmiş de biz de orta kısmını izlemişiz gibi. Jobs'un Apple'da yaşadıklarına, oradan ayrılıp sonra geri dönmesine ve o her yıl izlediğimiz muhteşem atmosferli sunumlarına hazırlanmasına değinmiş film. Mac'in ortaya çıkış aşamalarını ve gidişatı izliyoruz en fazla.
O kadar sunuma hazırlık aşamaları gösterilmişken, keşke bir sunuma da biraz olsun yer verselerdi diye düşünüyorum. Hevesim kursağımda kaldı biraz. Ayrıca, filmde çok fazla diyalog vardı. Çok konuşma vardı, film diyaloglardan oluşuyor bile diyebilirim. Bu yüzden, ben bazı yerleri kaçırdım. Yetişemedim açıkçası, biraz sakinlik iyi olabilirdi. Ama o kadar konuşmaya rağmen film hiç sıkmıyor ve gayet akıcı. Üstelik 2 saati aşkın bir süresi var! Ona rağmen, konuşmaları yakalamaya çalışmaktan ne olup bittiğini tam anlayamadan film bitiyor. 

Danny Boyle yönetti filmi ve bence iyi bir iş çıkarmış. Karakterlere çok iyi odaklanılmış, kamera mimiklerine kadar gösteriyor yakın çekimde. Ayrıca bir sahnede, flaşlar ve ışıklarla öyle bir atmosfer yaratılmış ki bayıldım şahsen. Tipik bir filme göre farklılıklar yapılmış. Çok aydınlık bir film değil. Genelde sahne, yüzler veya geçişler var. Pek bir gün ışığı göremiyoruz malesef. Oyuncular desen, bence filmin en sağlam tarafı. Hepsi rollerine uymuş ve gayet başarılı. Kate Winslet gözüme çok garip geldi başta o saçlarla ama çabuk alıştım. O da abartısız ama etkili bir oyunculuk sergilemiş. Seth Rogen yine çok başarılıydı. Ama filmin yıldızı tabi ki Michael Fassbender. Çok iyi bürünmüş role, o çılgın zeka hallerini iyi yansıtmış. Esas övgüm ise makyaja. Tıpatıp benzetmişler. Hele olgunluk yaşlarında gerçekten aynısı, tebrik etmek gerek. Fassbender'ı belki duygusal açıdan çok zorlayacak bir sahne yoktu ama yine de rolün altından başarıyla kalkmış.

Film biraz pat diye bitti bana kalırsa. Sanki devam edecekmiş gibi gösterilip, sahne karardı. Belki o farklı olabilirdi. Zaten başta da dedim ya, filmin başı ve sonu çıkarılmış da orta kısmını izliyormuşuz gibiydi biraz. Bilgilendirici bir film olmuş gayet. Ben Steve Jobs ile ilgili bilmediğim birçok şey öğrendim. Bu açıdan iyiydi ama açıkçası en en başta bu Apple'ın kuruluş aşamasını da izlemek isterdim. Sanırım zaten uzun olan bir filmi iyice uzatmayalım diye düşündüler. Filmde yer yer kullanılan müzikler de hoştu, özellikle sonlara doğru çalan şarkıyı çok sevdim.
Çokça teknik terim vardı filmde. Bilgisayar ve mühendislikle ilgili. Bu kısımları pek anlamadım tabi ki. :) Marslı'yı okur gibi hissettim kendimi. Neyse ki, o kısımlar az ve çok anlamanı gerektirecek bir durum yok. Bunun dışında, Jobs'un zekası gerçekten bambaşka çalışıyor diyorsunuz izlerken. En azından ben dedim. Adam gerçekten ileride yaşıyor, çevresinden farklı düşünüyor. Sürekli binbir tilki dönüyor kafasının içinde ve boşuna Steve Jobs olmadığını gösteriyor izleyenlere.

Yalnız şöyle bir uyarı yapmak isterim. Bence gitmeden önce, kısacık da olsa Jobs'un hayat özetini ve Apple'ın hikayesini okuyun. Kısa da olsa bir bilginiz olsun. Ben çok da şey bilmiyormuşum ve filmde "Aaa, bu da böyle mi olmuş?" falan dedim. Hızlı da geçtiği için bazı yerler, kaçırabilirsiniz. Bir ön bilgi olması iyi olur. Mesela özel hayatını hiç bilmiyordum, bu açıdan şaşırtıcı oldu. Ayrıntılı olmasa da göstermişler. Aslında biraz daha bilgi verebilirlerdi diye düşünüyorum. Hani o kadınla nasıl tanışmış, çocuğu ile ilişkisi niye böyle vs.. gibi ama bu kadarı tercih etmişler.

Yani ben filmi beğendim diyebilirim. Ama beklentim de hayli büyüktü. Adaylıklar, tanıtım falan derken daha farklı bir şey bekliyordum sanırım. Bu büyük beklentimi karşılamadı ne yazık ki ama kesinlikle kötü de bir film değildi. Gayet beğendim, izlenip bir şeyler öğrenilebilir. Sadece beklenildiği kadar sansasyon yaratacağını ve adaylık aldığı ödülleri alabileceğini pek düşünmüyorum. Ama yine de herkese tavsiye ederim, özellikle teknoloji ile ilgilenenler kaçırmasın. Filmin IMDB sayfasına gitmek isteyenler, tıklasın.

Siz izlediyseniz nasıl buldunuz? Ya da merak ediyor musunuz? Beklentiniz yüksek mi benim gibi? Yorumları bekliyorum. Blog ve facebook'taki çekilişleri unutmayın, bana her yerden ulaşabilirsiniz. Umarım keyifle okuduğunuz bir yazı olmuştur, sonraki yazıda görüşmek üzere! :)

0 yorum: