Savaş Benimle-Kristen Proby / Yorum

17:19 Asena Günkaya 2 Comments


" Jules Montgomery bir adamı, özellikle de Nate McKenna'yı düşünmek için fazla meşgul ve de hayatından memnundu. Eğer dört erkek kardeşle büyümek ona bir şey öğrettiyse bu da dövmeli ve motosikletli seksi erkeklerden uzak durması gerektiğiydi. Hele bu adam bir de patronunsa... Birlikte geçirdikleri inanılmaz bir gecede, başka şeylerin yanında 'yakınlaşma yasağını' da ihlal etmiş olabilirdi ama bu bir daha tekrarlanmayacaktı. Bedeni ve kalbi onunla ne kadar kavga ederse etsin, insanın aklını başından alan seks için Jules kariyerini riske atacak bir kadın değildi.

Ama yakınlaşma yasağı, Nate McKenna'nın zerre umurunda değildi. Jules'u istiyordu ve ona sahip olacaktı. Kurallar ne de olsa istenildiği gibi eğilip bükülebilirdi. Nate, hafife alınacak bir adam değildi ve yaşadığı en iyi seksten sonra bir kenara atılmayı nasıl karşıladığını Jules Montgomery öğrenmek üzereydi. Jules ne kadar karşı koyarsa koysun, önünde sonunda Nate'in yatağında olacaktı. Tüm yasaklara rağmen... "


Yine bir ara sonrası herkese merhaba. Bu ara tamamen zorunlu bir araydı, önce bunu söyleyeyim. Beni de delirten bir araydı. İnternetimiz bozuldu ve 1 hafta boyunca düzelmedi. Başta deliriyordum, sonra internetsiz de gayet iyi yaşanacağını anladım ama bloga hiç bakamadım tabi bu sürede. Oysa yazı planlarım hazırdı, okuldan ödevim vardı yapmam gereken. Çok sıkıntı oldu ama neyse ki daha da uzamadan düzeldi. İnternetten çektiğim kadar hiçbir şeyden çekmedim valla. :) Neyse, bekleyenlerden özür diliyorum kısacası. Tam gaz buradayım artık, umarım!

Yazacak yazılarım çok. Takipte kalın! Fazla uzatmadan bugünkü yazıya geçeyim hemen. Bugün bir kitap yorumuyla buradayım. Bu kitabı açıkçası duymama rağmen öyle ilgimi çeken bir kitap değildi. Okuma listemde yoktu. Ama geçen gün bir e-kitap arama maceram sırasında denk geldim ve indireyim dedim. Bir ara göz atarım diyordum. Derken birkaç gün sonra, nasıl bir şeymiş derken baya baya sardı kitap ve iki günde bitiverdi. :) Ve o kadar alakam yok ki bu kitapla, meğer bir seriymiş! Bu kitap da ikinci kitapmış. Başta çok üzüldüm tabi şimdi ben ters mi okudum dedim ama sonra öğrendim ki, her kitap ayrı okunabiliyormuş. Tabi ilk kitaba dair ister istemez spoiler yedim ama olsun artık. Her kitap başka karakterleri anlatıyor, söyleyeyim. Kitapta; kendi halinde yaşayan, dört erkek kardeşin arasında büyümenin tüm etkilerini taşıyan bir kız var. Güzel bir işi de var ancak gelin görün ki kızımızın pek de karşı konulamayacak bir patronu var. :) Özette de yazdığı gibi, bir gece olanlar oluyor ve yasaklar deliniyor. Ancak, bu olaydan sonra uzun bir süre işine veriyor kendini Jules. Kesinlikle kariyerini riske atmak istemiyor. Çünkü, işini seviyor. Ayrıca, işte onun hata yapmasını bekleyen cadaloz kişiler de mevcut! :) Sanki aralarında hiçbir şey yokmuş gibi davranıyorlar baya bir süre ama sonunda tabi ki işler bambaşka bir hal alıyor. Nate, Jules'u kolay kolay bırakmamaya kararlı çünkü ve yasaklar falan pek umrunda değil. Pek değil hiç umrunda değil hatta. :) 

Aslında tipik bir "patron-çalışan ilişkisi" temalı kitap gibi gözüküyor böyle anlatınca. Evet, kitabın çok etkileyici bir kurgusunun ya da içinde merakla okutacak olayların olduğunu söyleyemem. Bu temadan öteye belki pek gitmiyor kitap. Ama kesinlikle kendini okutuyor. Su gibi akıcı diyebilirim. Yazarın dilini de gayet beğendim. Çok akıcı ve esprili bir dili var. Kitapta bolca gülümseyeceğinizi söyleyebilirim. :) Romantizmi de erotizmi de dozunda kullanmış yazar. Kitaba çok hoş ayrıntılar eklemiş. Nate'in harika yemek yapması gibi! "Kalbe giden yol mideden geçermiş". sözünün kitap hali olmuş biraz. :) Nate'i çok sevdim. Böyle sevgisine sahip çıkan, gerektiği yerde gerektiği gibi davranan, pısırık olmayan ama sevdiği kadına da kabalık yapmayan ve fazla benbilirimci olmayan erkek karakterler hep ayrıdır zaten benim için. Gerçekten çok romantik, düşünceli, cömert biri. Tabi bu liste uzar gider. :) Jules da ayaklarının üstünde duran, biraz badass, kendini ezdirmeyen, çalışkan ve eğlenceli bir kız. İki karakter de çok sevilesi yani bence.

Kitap içi şunu söylemeliyim yalnız. Benim okuduğum en ilginç kitaplardan biriydi, türünde en ilginciydi belki. Kalın değildi ama kitapta hiç mi bir tartışma, hiç mi bir ayrılık, hiç mi bir kavga ya da olumsuz olaylar olmaz. Okuyanların itiraz ettiğini duyar gibiyim. :) Evet, bir yerde vardı tartışma ve ayrılık ama dürüst olalım, o tartışma mıydı? Kaç gün sürdü ayrılıkları? Ki ayrılık demek bile olmaz. Yani çok garipti. Her şey toz pembeydi neredeyse. Yazar sanırım yaşamak istediği hayatı yazmış biraz. Nate kusursuz erkek, kız hiç mi hiç nazlı-kıskanç vs değil. Kötü olay yok. Okumak zevkliydi ama garipti de bir yandan. Biraz durağan bir kitaptı olay bakımından ama dili akıcıydı neyse ki. Jules'ın erkek kardeşlerini ve en yakın arkadaşını da çok sevdim. En yakın arkadaşı da bebek bekliyor ve o çifti de çok eğlenceli buldum, adlarını unuttum şimdi. Dörtlünün birlikte olduğu kısımlar güzeldi.

Son olarak, kitabın kapağını pek beğenmediğimi söylemeliyim. Çok özensiz ve klişe duruyor bence! Kapağa bakan belki daha cinsel ağırlıklı-erotik bir kitap sanar ama değil. Daha farklı bir kapak olabilirdi. Aşk romanlarında kapaklarda karakterlerin yüzlerinin gözükmesini pek sevmiyorum, gizemi bozuyor bence. Hayalimizde canlandırmak daha güzel. Zaten "Savaş Benimle" adı da konuyla ne kadar uyumlu tartışılır? Kimse kimseyle savaşmıyor benim okuduğum? Daha alakalı bir şekilde çevrilseymiş keşke. Böyle şeylere takan biriyim ben de.

Bu kadar olaysız, kalın olmayan bir kitap için bile destan yazmışım valla. Pes diyorum kendime! :) Kısacası; güzel kitaptı. Çerezlikti. Güzel zaman geçirmek için, gülmek ve eğlenmek için okunabilir. Serinin diğer kitaplarını okumadım ama arada çerez niyetine okurum belki. Okuyup bayılan var mı? Ya da hiç sevmeyen? Okuyanlar yorum bıraksın lütfen! Kitabın hakkı açıkçası üç kalpti bence ama çok iyi zaman geçirdiğim için dört verdim, kıyamadım. :) Sonraki yazıda görüşmek üzere, şimdilik hoşçakalın! :)

Puanım: 4/5

2 yorum:

  1. Hahaha bende çok sevdim kitabı, evet biraz ekşın olaydı iyi olurdu ama dediğin gibi 4 hak eden detayları var, keyifli zman geçirmek aile ilişkileri heleki ağabeyler... başlı başına 4 verme sebebi ama Nate... abi ben adama bile 4 veririm :D hele ki dövmelerine... ya piercing ne demeli :D :) :P

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Böyle kitap hiç okumamıştım ya her şey mi hep güzel olur? 😄 Ama zevk alarak okudum ve eğlendim diye 4 verdim. Ailesi süperdi Jules'un, çok kalabalık ama sıcak. Sırf iki karakter yoktu o da güzeldi. Nate için ne desem bilemiyorum yani bence ütopikti adam!😄 Bu kadar mı kusursuz olunur? Oo piercing olaydı zaten baya ilginç bir detay yazmış yazar.😂 Serinin diğer kitaplarına pek merakım yok ama arada kafa dağıtmaya okunur. Bu kapak hiç güzel değil ama malesef..

      Sil