Voleybolda Avrupa Heyecanı Başladı.

16:34 Asena Günkaya 0 Comments

Evet, sonunda uzun bir bekleyişten sonra hem lig hem de CL maratonu başladı. Gerçekten şöyle çekişmeli ve heyecanlı maçlar izlemeyi çok özlemiştim. Voleybol maçının sıkıcı ve çekişmesiz olanı, pek çekilmiyor. Ben yine sadece bayanları anlatacağım, daha önce bahsettiğim sebepler nedeniyle. Ve de sadece Champions League ile Cev Cup macerasını. Diğerlerine de girersek, işin içinden çıkamayız çünkü. Bu sene ülkemizi CL'de üç, Cev Cup'ta ise iki takım temsil ediyor. CL'de; geçen yılın şampiyonu Vakıfbank, Eczacıbaşı ve Galatasaray Daikin var. Cev Cup'ta ise; Fenerbahçe ve geçen sene çok iyi bir sezon geçiren Bursa Büyükşehir Belediyesi yarışıyor. Türk takımlarının son yıllardaki başarısı, umarız ki devam eder.

Şimdi, öncelikle Champions League'den başlayalım. Altı tane grup var. Bunlar;

A GRUBU: Dresdner SC, Beziers Volley, Rabita Baku ve Omichka OMSK Region
B GRUBU: Igtisadchi Baku, Dinamo Moscow, RebecchiNMeccanica Piacenza ve Crvena Zvezda Beograd
C GRUBU: Dinamo Romprest Bucurestı, Atom Trefl Sopot, Gent Dames ve Vakıfbank
D GRUBU: RC Cannes, Eczacıbaşı, Schweriner SC ve Agel Prostejov
E GRUBU: Azeryol Baku, Unendo Yamamay Busto Arsizio, Galatasaray ve Imoco Conegliano
F GRUBU: Volero Zürich, Dinamo Kazan, Tauron MKS Dabrowa Gornicza ve Stiinta Bacau

Şu tabloya baktığımızda, E grubu kesinlikle ölüm grubu! Ve takımım Galatasaray Daikin'in de bu grupta yer alması gerçekten büyük şans.(!) Bu gruptaki her maçtan her sonuç çıkabilir. Kağıt üstünde Galatasaray hepsinden üstün gözükse de, voleybol bir takım oyunu ve bu konuda iki İtalyan takımının birlikte olması pek olmamış. E grubundaki dört takımın da kadroları kötü değil. Maçlar oldukça çekişmeli geçecektir. Bu bir yandan temsilcimiz için şanssızlık gibi gözükse de, bence grup maçlarının böyle çetin geçmesi takımın daha da hazır hale gelmesini sağlayabilir. Zamanla göreceğiz. Grubu birinci bitirebileceğimize inanıyorum ama işimiz hiç de kolay değil. Conegliano'nun da ikinci olacağını düşünüyorum, oldukça savaşçı bir takım yapıları var.

Diğer bir temsilcimiz olan Vakıfbank'ın grubuna bakarsak, en kolay grup diyebiliriz. Gerçekten bal mıdır bilemeyeceğim ama hani Vakıfbank yedekleriyle oynasa bu gruptan birinci çıkabilir. Onlar açısından iyi bir kura ama bu form tutmalarını zorlaştırabilir. Vakıfbank'ın gruptan birinci, Atom'un da ikinci çıkacağını düşünüyorum. Atom Trefl, Polonya'da seyircisinin önünde belki temsilcimizi zorlayabilir.

Ve son temsilcimiz Eczacıbaşı'nın bulunduğu D grubuna gelirsek, ben orta halli ve iyi bir grup olduğunu düşünüyorum. Eczacıbaşı bu yıl, tamamen CL'ye odaklanmış gibi ki transferleri de bu yönde. Grupları da onları fazla zorlamayacak bir grup, Cannes hariç. Voleybolu takip edenler bilir ki, Cannes en sorunlu ve inatçı takımların başında gelir. Özellikle kendi evlerinde çok üst düzey bir oyun oynayabiliyorlar ve en büyük silahları da ortalarını çok aktif tutmaları. Ayrıca daha önce yanlış hatırlamıyorsam iki kez daha gruplarda Eczacıbaşı ile karşılaşmışlardı ve genelde kazanan taraf olmuşlardı. Bu nedenle, bu maçlar temsilcimiz için oldukça zor geçecektir. Ancak kesinlikle kadro kalitesi olarak daha üstün bir takım Eczacıbaşı ve bu sene iki yabancı ortasıyla, Cannes'ı kendi silahlarıyla vurabilir. Çok efektif ortalara sahipler, pasör Hanke de iyi kullanıyor. Alman takımı Schweriner zorlamaya çalışacaktır ama en fazla birer set alabilir diye düşünüyorum bu takımlardan. Kısacası, hangi iki takımın gruptan çıkacağı belli gibi ama kim birinci çıkar onu tahmin edemiyorum. Yine de konsantre olursa, Eczacıbaşı'nı daha avantajlı görüyorum.

Diğer gruplara da kısaca değinecek olursam; A grubu da orta halli ve kısmen dengeli bir grup olmuş. Dresdner de mücadeleci bir ekip ve rakiplerini mutlaka zorlayacaktır ama yine de gruptan çıkma adına, Rabita Baku (geçen yılın finalisti) ve Omichka OMSK'yi daha önde görüyorum. Bu iki takım arasındaki maçlar da oldukça çekişmeli geçecektir. Rabita, Montano gibi bir oyuncuyu kaybederek biraz güç kaybetmiş gibi dursa da iyi transferler yaptı. Kasia Skowronska'yı aldılar. Bir de orta oyuncuları Akınradewo'nun bir sakatlığı var ve birkaç hafta daha olmayacağıı söyleniyor. Bunlar olumsuz etmenler olsa da, ben bir adım önde görüyorum onları. Omichka ise, zorlu bir rakip. Carillo ve Mamadova gibi iki çok önemli hücum silahı var ama her şey hücum olmadığı için bir adım geride görüyorum onları. 

B grubu da aslında zorlu bir grup olmuş. Dört takımdan üçü, gerçekten birbirine yakın ve iyi voleybol oynayan ekipler. Dinamo Moscow, en çok öne çıkan takım. Çünkü, son Avrupa Şampiyonası'nın belki de en formda iki oyuncusunu (Kosheleva ve Goncharova) takımında barındırıyor. Bu oyuncular formda olduklarında, çok büyük silahlar ancak daha önce de dediğim gibi, hücum yetmeyebiliyor bazen. Takımdaki diğer oyuncular da çok fazla üst düzey değil. Yine de grup birinciliği için benim aday takımım. Piacenza da, geçen senenin İtalya finalisti. Takım oyununu çok iyi oynayan bir ekip ve genç bir ekip de denilebilir. Ferretti, Lucia Bosetti, Meijners ve son dönemde öne çıkan Robin de Kruijf gibi oyunculara sahipler. Rakiplerini kesinlikle çok zorlayacaklardır. Igtisadchi Baku de, bu sene çok iyi transferler gerçekleştirdi. Çin pasörü Wei, Flier ve Çin'den Zheng gibi oyuncuları almakla birlikte, Tayland Milli Takımı'nın da büyük bir kısmı takımlarında. Kesinlikle iyi bir kadroları var ve en önemlisi pasörleri, gerçekten pasör gibi bir pasör. :) Boy sorunları biraz olabilir diyorum ama yine de iddialılar. Açıkçası Moskova birinci çıkar gruptan diye düşünüyorum ama hangi takım ikinci çıkar bilemiyorum. Aslında ikinci bitirene de yazık olacak. Başka bir grupta gayet ilk ikiye girebilecek takımlar ikisi de. Bekleyip göreceğiz..

Son olarak F grubu. Bu grup da kısmen kolay bir grup. Yani gruptan hangi takımların çıkacağı büyük ölçüde tahmin edilebilir. Kazan ve Volero Zürich karşısında diğer takımların pek şansı yok diye düşünüyorum. Tauron'un kadrosu yetersiz bence. Fakat üçüncü bitirecektir. Hangi takım birinci çıkacak konusunda ise, Dinamo Kazan'ı bir değil iki-üç adım önde görüyorum. Çünkü, kaç senedir şampiyonluğu çok fazla istiyorlar ve hep de gruptan sonraki aşamalarda eleniyorlar. Gerçekten üzücü bir durum aslında. Bu sene daha da dengeli bir kadroları var. Manşette aksamamak adına Del Core'yi aldılar ve Larson ile ikisi iyi bir ikili olacaktır. Gamova'nın form durumu ve orta oyuncuların da katkısı, onların durumunu belirler. Volero Zürich de çok zorlar ancak yetmez diye düşünüyorum. Carcases gibi hücum gücü yüksek bir oyuncuya sahipler. Sano gibi mükemmel bir liberoları var ki içim acıyor vallahi, geçen sene Galatasaray'daydı Sano. Keşke kalabilseydi. Neyse.. Ayrıca yaşına rağmen hala formda olduğunda iyi maçlar çıkarabilen, Osmokrovic gibi bir oyuncu var. İlk maçta nedense oynamamıştı ama o da oynarsa, gayet güçlü bir ekip oluyor. Pasörden biraz kaybediyorlar bence. Sonuç olarak, gruptan ikinci çıkacaklarını düşünüyorum.

Gruplardan bahsettik. Ben bu yazıyı yazana kadar, gruplarda ilk maçlar oynandı bile. Haftanın iki günü, günde iki-üç hatta bazen daha fazla maç izleyip voleybola doyuyoruz. Vakıfbank, beklenildiği gibi fazla zorlanmadan 3-0 ile geçti rakibini. Rakibi ise Gent takımıydı. Ben aynı saatte Galatasaray Daikin'in maçı olduğu için, Vakıf maçını izleyemedim ama son set hariç zorlanmadıklarını okudum. Costagrande'nin yavaş yavaş formunu arttırması, onlar için iyi bir gelişme. Ancak Nikolic henüz beklenilen gibi değil. Yavaş yavaş olacaktır diyorum ama bu sene yedek kalacağını düşünüyorum genelde. Özellikle blok ve defans dengesini çok iyi oturmuş bir ekip Vakıf ve en büyük özellikleri de bu. Bahar 12 sayı ile en skorer oyuncu olmuş takımda. Önceki maçlarda fazlasıyla kötü olduğunu düşünürsek, bu da çok olumlu bir durum. Böyle kolay geçen bir maçta, Kübra ve Çağla'yı da oynatmasını isterdim antrenörün ama olmamış. Tam istatistiğe buradan ulaşabilirsiniz;
http://www.cev.lu/Competition-Area/MatchStatistics.aspx?ID=25883

Eczacıbaşı ise, yine aynı şekilde ilk rakibi Prostejov'u hiç zorlanmadan 3-0 ile geçti. Gerçekten aşırı sıkıcı ve çok kolay geçen bir maç oldu. Wang'ı izlemeyi çok istemiştim bu maç ama nedense Micelli oynatmadı. Sonraki maçta olur umarım. Eczacıbaşı'nda ortalar parlıyor. Hanke de etkili kullanınca, gerçekten çok önemli iki silah. Ayrıca Esra da çok iyi bir maç çıkarmış. Sadece Hanke'nin zırt pırt ikinci topa hücum etmesi, insanın biraz sinirini bozuyor. Pasör oyun kurar sonuçta. :) Bloklarda yine fark yapmış Eczacıbaşı. İstatistiklerin tamamı; http://www.cev.lu/Competition-Area/MatchStatistics.aspx?ID=25894

Ve son maç olan Galatasaray Daikin-Imoco Conegliano maçı. Vallahi bu maç için neler neler yazarım da, fazla uzatmak istemiyorum. Ama gerçekten yaşlandım maçı izlerken, sinir sistemim çöktü, hop oturdum hop kalktım diyebilirim. Aslında ne kadar bu duruma sinir olsam da, böyle çekişmeli ve heyecanlı maçlar gerçek Şampiyonlar Ligi ruhunu yansıtıyor bence. Maçı temsilcimiz malesef 3-2 kaybetti. İlk iki seti gerçekten çok kötü oynadık ve 2-0 geriye düştük. İlk iki set ayakta kalan sadece Neriman ve biraz da Veljkovic idi. Özellikle Dobriana, gerçekten beklentinin çok altında oynadı. Hatta yarardan çok zarardı. Aslında bu maçtan bir önceki gün, sonunda Japon isim Saori Kimura takıma katıldı. Ancak geldikten bir gün sonra hemen maça çıkması, beklenecek bir durum değildi tabi ki. Hele ikinci seti 20-15 (yanlışım yoksa) iken kaybetmek gerçekten çok çok üzdü. Daha sonra maçı bırakmadı kızlar ve diğer iki seti almayı başardık. Çok daha iyi oynadık ve özellikle Montano, Dobriana gibi isimler de katkı vermeye başladı. Ve final seti. Final seti 15 sayı üzerinden oynanıyor. Biz gayet iyi başlamıştık ve 8-5 önde idik ancak sonra birden bir tutukluk geldi ve verdiğimiz seri ile rakibi maça ortak ettik. Fazlasıyla çekişmeli ve kalp krizine sebep olabilecek bir maç sonundan sonra, 18-16 gibi bir skorla maçı kaybettik. Maç öncesi %99 kazanırız denilen bir maç olduğu için, bu kayıp gerçekten üzdü. En azından 3-2 de olsa kazanmalıydık. Takım özellikle blok konusunda berbattı. Gerçekten bu kadar kötü olacağımızı düşünmemiştim, bu konuda çok fazla çalışma lazım. Onun dışında çok uzun seriler verdik, çok kritik anda hatalar yaptık. Hedefleri büyük bir takım bunları yapmamalı. Montano biraz yorgundu diyelim Milli Takım'dan döndüğü için ama Dobriana'nın ilk iki setteki oyunu kabul edilemez. Pasörümüz Leo'ya hayranım, çok seviyorum. Ve şu ana dek neredeyse hiç eleştirmedim ama dün gerçekten kötü günündeydi. Manşetler iyi geldiğinde bile ortayı unuttu, daha aktif kullanabilirdi Veljkovic'i özellikle. Diğer ortalarımız da blokta çok daha iyi olmalı. Bir sözüm de Nihan'a, manşette biraz aksaması dışında bence çok iyi bir maç çıkardı ve takımın en stabil isimlerinden biriydi. Çok iyi defansları oldu, hatta takıma seviye atlatmış bence bu sene. Umarım hep böyle devam eder. Öyle böyle derken malesef maç gitti ve 1 puanla yetindik. Ancak henüz her şeyin başı. Şimdi eksikleri düşünüp, daha iyi çalışarak diğer maçlara bakmak lazım. Zamana ihtiyacı olduğunu düşünüyorum takımın biraz. Diğer maçları mutlak kazanmalı ve Conegliano'yu da evimizde 3 puanla geçmeliyiz ki grup birincisi olalım. Hadi bakalım.. İstatistikler; http://www.cev.lu/Competition-Area/MatchStatistics.aspx?ID=25906

Cev Cup'ta ise, ne yazık ki çok şanssız bir kura ile iki temsilcimiz olan Bursa Belediye ve Fenerbahçe karşı karşıya geldi. Fenerbahçe zaten kadro olarak da açık ara üstündü ve kazanmasını bildi ama maçın başında oldukça zorlandı. Bursa takımı özellikle defansta çok iyi işler yaptı ve Fenerbahçe de maça giremedi. Garay durgundu, KIM lisans sorunu nedeniyle yoktu derken maç çekişmeli gidiyordu. Ama her set başı Bursa zorlasa da, Fenerbahçe 3-0 ile almayı bildi maçı. Pasör çaprazı Havlickova, orta oyuncu Bauer ve Seda'nın servisleri öne çıkanlar oldu. Özellikle Havlickova şu sıra çok formda. Bir de bir izleyici olarak, Eda'yı çok özlemişim. Onun saha içindeki o enerjisini ve oyununu seviyorum. :) Malesef bu maç için istatistik yok.

Böylece maçlar da bitti. :) Şampiyonlar ligindeki diğer maçların istatistiklerine www.cev.lu adresinden bakabilirsiniz. Galatasaray Daikin dışındaki tüm temsilcilerimiz bu hafta kazandı. Umarım haftaya Galatasaray da kazanacak. Son yıllarda gümbür gümbür ilerliyoruz Avrupa'da. Umarım bu böyle sürer. Bütün takımlarımıza başarılar diliyorum ileriki maçlarda. Avrupa heyecanı haftaya da devam edecek ancak ben her hafta bir yazı yazmayı planlamıyorum. Bu tanıtım yazısı oldu biraz, ileride grup maçları tamamlandığında da bir yazı yazarım. Bu uzun yazılarımı okuduğunuz için fazla fazla teşekkürler herkese! Maçları nereden izleyebiliriz derseniz; Şampiyonlar Ligi'ni NTV Spor ve NTV Spor Smart yayınlıyor. Cev Cup'ı ise FB TV canlı veriyor. Sitelerinden yayın satlerine ulaşabilirsiniz. 

Bir hafta daha bitti ve en sevilen günlerden biri olan Cuma'ya geldik. Hafta sonu önümüzde. Ayrıca 29 Ekim tatilini de sayarsak, dört günlük bir tatil var. Umarım, herkes istediği şekilde geçirebilir bu dört günü. Hepinize iyi eğlenceler dilerim. Görüşmek üzere! :) Bu arada, kitabımı bitirmeme çok az kaldı. Bugün-yarın serinin üçüncü kitabına başlayacağım ve yorumlarım biraz ilerlediğimde burada olacak. :)

0 yorum: